-
Düğüm
Kaygı dolu bir iplikle bağlıyım sana. Sımsıkı düğüm olmuşum iplikle ve sana çekiliyorum gün geçtikçe ama nasıl bağırıyor içimdeki hezeyanlar gideceksin diye. Biliyorum, ya da umuyorum, bu sefer kolay olmayacak bir terk ediş.…
-
Pelerinsiz Kahramanlar
Annesinin gözlerinin içine baktı derin derin. Gördüğü yüz, onu doğuranınkiyle aynı değildi sanki; kırışmış, biraz yol yol olmuştu sureti. Sanki hayat geçtiği her yol için iz bırakmıştı yüzünde. Bedeni küçülmüş, sözleri daha büyük…
-
Teselli Pınarı
Zor bir gündü aslında. Aklında henüz kazananın belli olmadığı bir muharebe vardı. Ruhuna ince ince işleyen bir sızı ile öylece duruyor ve ne yapacağını bilemiyordu. Birazdan evden çıkması gerekliydi ancak o, değil evden…
-
Küçük Prens ve Cadı
Bir vardı ve bir yoktu. Öyle asırlar önce değil, sadece birkaç buruk akşam önce yazılmış bir hikaye okundu gecenin körüne. Ay, parlamayı unutmuş gibi karanlığını emanet etti bu hikayeye. İçinde iki buruk karakter…
-
Onurlu Yaşamak
Bazen diyorum ki alıp başımı gitsem… Öyle bir memleketten, birinden ya da bir yerlerden değil; alıp başımı kendimden gitsem diyorum. Bavuluma yalnız heveslerimi koysam; hayattan mağlup çıkmamış küçük kız çocuğunu, ümitlerimi ve gündüzlerimi…
-
Sonunda
“Sonunda…” dedi vücudu biraz haz biraz da korkuyla titreyerek. Sanki yüreğine ağırlık yapan bir kuş nihayet yüreğinden havalanmış ve özgürlüğe doğru yol almıştı. Aynadaki yorgun yansıması bütün heyecanı ile sordu: “Bitti mi sahiden…
-
Kesik Cümleler, Birleşik Düşünceler
Hayat bu sıralar daha renkliydi ancak onun bakışları yalnız kendi içindeki karanlığın üzerindeydi. İçindeki karanlık gün geçtikçe büyüyor ve ruhunu çevreliyordu, sanki kötü bir ruh kimliğini her gün daha fazla ele geçiriyordu. ……
-
Bardaki Adam
Elindeki bardağı barın üzerine bıraktı. Hafifçe sallanarak dans pistinin ortasına doğru ilerledi ve dans etmeye devam etti. Kafasının içi bulanıktı. Düşünceler sarmaşık gibi içe içe geçmiş, duyguları birbiri ile bütünleşmiş gibi tek vücut…
-
Sevgi V Nefret
Naif bir nefretle aynaya doğru döndü, kendisine kıyamayarak gözlerinin en içine baktı. Tezattır ki bakışları alev saçıyordu. İnsan en çok kıyamadıklarına öfkeleniyordu belki de. Bir adım attı aynaya doğru, şimdi kendisi ile burun…
-
Elleri
Ellerini avuçlarımın arasına aldım. Ruhumu sığındığı yerden çekip çıkaran elleriyle bana aitmiş gibi oynamaya başladım sonra. Hiç haberi dahi yoktu ki onun elleri bu dünyada tutup da bir yerlere sürüklemek istediğim tek ellerdi.…