Blog
“Yazmak, hem bir sığınak hem de bir meydan okumadır. Bir deneme, bazen kendi içimizde gizli kalmış yanlarımızı bulmamıza yardım eder.”
— Joan Didion
-
Gece Daha Maviydi
Parmaklarının ucuna sıkıştırdı yanan sigarasını. Elinde duruyordu aklını meşgul etmek için tuttuğu telefonu. Kulaklarına akan müzik nispeten agresifti. Kadın kendi dilinde olmayan sözleri fısıldıyordu kulaklarına. Sonra bir anlığına kafasını kaldırdı ve oturduğu sandalyeden dışarı baktı: geceye bürünmüş bir manzara vardı ağaçların arasına saklanmış. O an kaşları çatıldı, şimdi oturduğu balkonun yıllanmış bir şarap gibi geçmişi ve tüm hislerini yutan bir kapan olduğunu hatırladı. Telefonu usulca masaya bıraktı ve karşısındaki sandalyeye baktı. Orada oturuyordu genç bir kız,…
-
Acıtır Gibi Severek
Ellerini birbirine kavuşturdu önce. Bıkkınlıkla iç çekti sonra. “Ben de biliyorum beni sevdiğini ama..” oturduğu sandalyeyi hafifçe geri itti. “Ama olmuyor, görüyorsun.” Karşısında duran adamın yüzü gözü çökmüştü. Hayat mı ona iyi davranmamıştı yoksa o mu hayata karşı acımasızdı belli değildi. Yine de yüz hatları zamana yenik düşmüştü. “Öyle deme, ben seni çok seviyorum, gerçekten. Hem ortada bir problem yok. Sen kendi kendine problem yaratıyorsun.” Dedi adam haklı bir ses tonuyla. Buruk bir gülümseme yerleştirdi yüzüne.…
-
Cam Kırığı
Gözlerinin en içine baktı, sanki ruhunun derinliklerinde dalgalanan duygu buhranının merkezini görüyordu. “Selam.” Diyerek seslendi ona. Derin bir iç çekti sonra. Ah, bu iç çekiş dünyanın tüm kirini, tüm hüznünü ciğerlerine çekmek gibiydi. “Selam.” Dedi kekeleyerek karşısında duran. Yüzünü avuçlarına yaslamıştı, kolları da masaya dayalıydı. Dünyadan güç almak ister gibi sağlam dayanmıştı dörtgen ahşap parçasına. “Nasılsın demeyeceğim, nasıl olduğunu en iyi ben biliyorum. Sadece, hatırlamak istiyorum. Böyle hissetmek nasıldı?” karşısındaki yüzünü buruşturdu soruyu duyduğunda. Tek mimiklik…
-
Lavinia
Hep, uğruna şarkılar yazılan o kişi olmak isterdim zamanında. İsmimin geçtiği bir şiir, yaşattığım duyguları anlatan bir metin ya da göğe daldıran bir sima olmayı arzulardım uzun uzun. Ne çok büyüklenmektendi bu isteğim ne de yere göğe sığdırılamayışımdan… Yalnızca bu kadar saf bir sevginin kurbanı olmaktı bütün mesele. Hep merak ederdim işte, bu özneler kim diye, Lavinia mesela nasıl biriydi esasında? Özdemir Asaf olmayı biliyordum evvela da Lavinia olmak… Nasıl bir histi acaba? Birkaç şiirin gizli…
-
25. Yaşımdan
Sevgili Almina, merhaba. Sen 25. Yaşına gireli tam yirmi bir gün oldu. Aslında geleneğe göre tam doğum gününde yazılmalıydı bu yazı, biraz geç kaldık. Yine de sorun değil, hayat bu aralar geç kaldıklarımız ve erken başladıklarımız arasındaki o ince çizgi zaten. Ben de o çizgide dengede durmaya çalışan bir cambazım sadece ve bu cambazın sana, olduğun ve olacağın onlarca kişiye bir çift lafı var: Öncelikle iyi ki doğdun sevgili dönüştürdüğüm kişi. Biliyorsun ki biz hep geleceğe…
-
İç Dökmesi 1
Hayat sarpa sardı. Bak, duyuyor musun artık bir melodisi yok yaşamanın! Günlerdir yazmıyorum. Hayır, ne günleri! Aylar oldu kalemi elime şöyle doğru düzgün almayalı. Eskiden bir cazibesi olurdu cümlelerimin; şimdi her biri yavan ekmek gibi, boğazıma diziliyor. Bazen, ne yalan söyleyeyim, bana bakan gözlerden korkuyorum; birileri izlerken hissetmeye benziyor yazmak sanki. İçimi şöyle dolu dolu en son ne zaman döktüm, inan hatırlamıyorum. En kötüsü de ne biliyor musun, artık eskisi gibi çağırmıyor kalemim beni. Boş sayfalarda…
Dene(me) ve Yanılma
Hayat, deneme yanılmalarla dolu koca bir romandır; bu satırlar da bizim deneme yanılmalarımız…
