Deneme
-
Ya Tutarsa?
“Anne, şunu tutar mısın?” küçük parmaklarını doladığı oyuncak arabayı bana doğru uzattı. “Tabi ki annem.” Diyerek aldım elinden arabayı. Sonra, yerinden kalktı ve oyuncak sepetinden iki bebek çıkardı, yanıma geldiğinde bir tanesini yere…
-
Gecekondu
“Gitmesen olmaz mı?” dedi boynunu bükerek. Gitmesem olmaz mıydı? Bilmiyorum. “Ben değişmeye hazır değilim henüz.” Dediği esnada yüzüme kondurdum sesi soluğu kesilmiş bir tebessümü. Saçları omzuna kadar döküm dökümdü, dudakları koyu pembeye boyanmıştı…
-
Çölde Bahar Havası Var
Bazen sadece içimde biriken sözcükleri kusmak istiyorum. Anlamsız cümle ögelerini rastgele yan yana koymak ve yalnız benim anlayabileceğim türden bir karmaşanın başrolü olmak… … Gece çöken iç sıkıntısı, eskiden bayıldığım ancak şimdi dinlemeye…
-
Acıtır Gibi Severek
Ellerini birbirine kavuşturdu önce. Bıkkınlıkla iç çekti sonra. “Ben de biliyorum beni sevdiğini ama..” oturduğu sandalyeyi hafifçe geri itti. “Ama olmuyor, görüyorsun.” Karşısında duran adamın yüzü gözü çökmüştü. Hayat mı ona iyi davranmamıştı…
-
Cam Kırığı
Gözlerinin en içine baktı, sanki ruhunun derinliklerinde dalgalanan duygu buhranının merkezini görüyordu. “Selam.” Diyerek seslendi ona. Derin bir iç çekti sonra. Ah, bu iç çekiş dünyanın tüm kirini, tüm hüznünü ciğerlerine çekmek gibiydi.…
-
İç Dökmesi 1
Hayat sarpa sardı. Bak, duyuyor musun artık bir melodisi yok yaşamanın! Günlerdir yazmıyorum. Hayır, ne günleri! Aylar oldu kalemi elime şöyle doğru düzgün almayalı. Eskiden bir cazibesi olurdu cümlelerimin; şimdi her biri yavan…
-
Sonraki Hayata
Mürekkebe daldırdı parmaklarının ucuna sıkıştırdığı dolma kalemi. “Bu hayatta ben en çok sana üzülüyorum. O kadar çaresiz bir arzuyla kıvranıyorsun ki görülmek için… O kadar dehteş bir istekle çabalıyorsun anlaşılmak için. Yine de…
-
Aşkın Türlü Hali
Yağmurlanmış bakışlarımla baktım önce ona. Bir yanım “Gitme!” diye bas bas bağırıyordu. “Demem o ki, yapamıyoruz biz. Yapamadık yani.” Tırnaklarımı avuç içlerime bastırdım, canımın acısı içimdeki sızı kadar derin olmadı. “Madem öyle…” dedi…
-
Parça
Ellerini açtı: avucunun ortasına yerleştirilmiş parçaya baktı uzun uzun. Birileri ondan büyük bir parça koparmış ve ellerine bırakıvermişti. Başını yukarıya doğru kaldırdı ve serzeniş dolu bir ifadeyle iç çekti. Şimdi eksik bir ruhtan…
-
Ur
Bugün boğazımda bir ur var, soluk almamı zorlaştıran. Sanki dünya önceden böyle tatsız dönmüyordu. Yaşamak bu kadar yetişkin işi değildi. “Ah, cancağızım!” diyorum kendime, “İçimdeki çocuk gittikçe soluklaşıyor artık.” Silikleşen bir heves var…