Anasayfa
Bu Blogda Sizi Neler Bekliyor?
Hayallerin gökyüzünden toprağa düştüğü, ardından yeşerip büyüdüğü bir yer burası. Her satır, umutların filizlendiği bir tohum gibidir. Yazılan her cümle, hayallerin bir adım daha ileri taşındığı bir yolculuğun parçasıdır. Burada kelimeler yalnızca anlam taşımaz; aynı zamanda birer dost, birer sırdaş, birer yoldaş olur.
Bazen duygularınızı bir denemenin zarif akışına dökersiniz, bazen bir şiirin ahengine gizlersiniz. Kimi zaman sadece yazarsınız; çünkü kelimelerin ruhunuza iyi geldiğini bilirsiniz. Her kelime bir dokunuş, her cümle bir köprü olur. Yüreklerden kopan düşünceler, burada satır aralarında yeniden hayat bulur ve ruhun derinliklerine dokunur.
Bu bahçe, sadece yazmak isteyenlere değil, hayallerini kelimelere dönüştürmek isteyen herkese açıktır. Yazmak bir yolculuktur, kendi içimize yaptığımız bir keşif. Herkesin kalemi farklıdır; herkesin cümlesi, herkesin hikayesi kendine özgüdür. Ve bu bahçede, her hikayeye yer vardır.
Yolculuğa çıkmaya hazır mısın? Düşlerini kâğıda dökme cesaretini bulmaya? Kalemini al eline, hayal gücünü serbest bırak ve kendini bu bahçenin büyüsüne bırak. Çünkü burada her hayal bir gerçeğin ilk adımıdır, ve yazılan her cümle, hayallerin hayat bulduğu bir mucizedir.
Haydi, bize katıl. Çünkü düşler ancak kâğıda yazıldığında ölümsüzleşir!
Gece Daha Maviydi
Okyanusa Bulanan KadınParmaklarının ucuna sıkıştırdı yanan sigarasını. Elinde duruyordu aklını meşgul etmek için tuttuğu telefonu. Kulaklarına akan müzik nispeten agresifti. Kadın kendi dilinde olmayan sözleri fısıldıyordu kulaklarına. Sonra bir anlığına kafasını kaldırdı ve oturduğu sandalyeden dışarı baktı: geceye bürünmüş bir manzara…
Acıtır Gibi Severek
Okyanusa Bulanan KadınEllerini birbirine kavuşturdu önce. Bıkkınlıkla iç çekti sonra. “Ben de biliyorum beni sevdiğini ama..” oturduğu sandalyeyi hafifçe geri itti. “Ama olmuyor, görüyorsun.” Karşısında duran adamın yüzü gözü çökmüştü. Hayat mı ona iyi davranmamıştı yoksa o mu hayata karşı acımasızdı…
Cam Kırığı
Okyanusa Bulanan KadınGözlerinin en içine baktı, sanki ruhunun derinliklerinde dalgalanan duygu buhranının merkezini görüyordu. “Selam.” Diyerek seslendi ona. Derin bir iç çekti sonra. Ah, bu iç çekiş dünyanın tüm kirini, tüm hüznünü ciğerlerine çekmek gibiydi. “Selam.” Dedi kekeleyerek karşısında duran. Yüzünü…

Her ay kalbimden dökülen kelimelerle yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Bazen bir fısıltı kadar narin, bazen bir çığlık gibi güçlü… Eğer sen de bu yolculuğun bir parçası olmak, satır aralarındaki duygulara dokunmak istersen, takipte kal.