Anasayfa
Bu Blogda Sizi Neler Bekliyor?
Hayallerin gökyüzünden toprağa düştüğü, ardından yeşerip büyüdüğü bir yer burası. Her satır, umutların filizlendiği bir tohum gibidir. Yazılan her cümle, hayallerin bir adım daha ileri taşındığı bir yolculuğun parçasıdır. Burada kelimeler yalnızca anlam taşımaz; aynı zamanda birer dost, birer sırdaş, birer yoldaş olur.
Bazen duygularınızı bir denemenin zarif akışına dökersiniz, bazen bir şiirin ahengine gizlersiniz. Kimi zaman sadece yazarsınız; çünkü kelimelerin ruhunuza iyi geldiğini bilirsiniz. Her kelime bir dokunuş, her cümle bir köprü olur. Yüreklerden kopan düşünceler, burada satır aralarında yeniden hayat bulur ve ruhun derinliklerine dokunur.
Bu bahçe, sadece yazmak isteyenlere değil, hayallerini kelimelere dönüştürmek isteyen herkese açıktır. Yazmak bir yolculuktur, kendi içimize yaptığımız bir keşif. Herkesin kalemi farklıdır; herkesin cümlesi, herkesin hikayesi kendine özgüdür. Ve bu bahçede, her hikayeye yer vardır.
Yolculuğa çıkmaya hazır mısın? Düşlerini kâğıda dökme cesaretini bulmaya? Kalemini al eline, hayal gücünü serbest bırak ve kendini bu bahçenin büyüsüne bırak. Çünkü burada her hayal bir gerçeğin ilk adımıdır, ve yazılan her cümle, hayallerin hayat bulduğu bir mucizedir.
Haydi, bize katıl. Çünkü düşler ancak kâğıda yazıldığında ölümsüzleşir!
Ya Tutarsa?
Okyanusa Bulanan Kadın“Anne, şunu tutar mısın?” küçük parmaklarını doladığı oyuncak arabayı bana doğru uzattı. “Tabi ki annem.” Diyerek aldım elinden arabayı. Sonra, yerinden kalktı ve oyuncak sepetinden iki bebek çıkardı, yanıma geldiğinde bir tanesini yere oturtmuştu bile. Kendi arasında konuşmaya başladı…
Gecekondu
Okyanusa Bulanan Kadın“Gitmesen olmaz mı?” dedi boynunu bükerek. Gitmesem olmaz mıydı? Bilmiyorum. “Ben değişmeye hazır değilim henüz.” Dediği esnada yüzüme kondurdum sesi soluğu kesilmiş bir tebessümü. Saçları omzuna kadar döküm dökümdü, dudakları koyu pembeye boyanmıştı ve kıvrık kirpikleri az kalsın göz…
Çölde Bahar Havası Var
Okyanusa Bulanan KadınBazen sadece içimde biriken sözcükleri kusmak istiyorum. Anlamsız cümle ögelerini rastgele yan yana koymak ve yalnız benim anlayabileceğim türden bir karmaşanın başrolü olmak… … Gece çöken iç sıkıntısı, eskiden bayıldığım ancak şimdi dinlemeye tahammülümün kalmadığı Canozan’ın o şarkısı… Parmaklarım…

Her ay kalbimden dökülen kelimelerle yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Bazen bir fısıltı kadar narin, bazen bir çığlık gibi güçlü… Eğer sen de bu yolculuğun bir parçası olmak, satır aralarındaki duygulara dokunmak istersen, takipte kal.