Anasayfa
Bu Blogda Sizi Neler Bekliyor?
Hayallerin gökyüzünden toprağa düştüğü, ardından yeşerip büyüdüğü bir yer burası. Her satır, umutların filizlendiği bir tohum gibidir. Yazılan her cümle, hayallerin bir adım daha ileri taşındığı bir yolculuğun parçasıdır. Burada kelimeler yalnızca anlam taşımaz; aynı zamanda birer dost, birer sırdaş, birer yoldaş olur.
Bazen duygularınızı bir denemenin zarif akışına dökersiniz, bazen bir şiirin ahengine gizlersiniz. Kimi zaman sadece yazarsınız; çünkü kelimelerin ruhunuza iyi geldiğini bilirsiniz. Her kelime bir dokunuş, her cümle bir köprü olur. Yüreklerden kopan düşünceler, burada satır aralarında yeniden hayat bulur ve ruhun derinliklerine dokunur.
Bu bahçe, sadece yazmak isteyenlere değil, hayallerini kelimelere dönüştürmek isteyen herkese açıktır. Yazmak bir yolculuktur, kendi içimize yaptığımız bir keşif. Herkesin kalemi farklıdır; herkesin cümlesi, herkesin hikayesi kendine özgüdür. Ve bu bahçede, her hikayeye yer vardır.
Yolculuğa çıkmaya hazır mısın? Düşlerini kâğıda dökme cesaretini bulmaya? Kalemini al eline, hayal gücünü serbest bırak ve kendini bu bahçenin büyüsüne bırak. Çünkü burada her hayal bir gerçeğin ilk adımıdır, ve yazılan her cümle, hayallerin hayat bulduğu bir mucizedir.
Haydi, bize katıl. Çünkü düşler ancak kâğıda yazıldığında ölümsüzleşir!
Aşkın Türlü Hali
Okyanusa Bulanan KadınYağmurlanmış bakışlarımla baktım önce ona. Bir yanım “Gitme!” diye bas bas bağırıyordu. “Demem o ki, yapamıyoruz biz. Yapamadık yani.” Tırnaklarımı avuç içlerime bastırdım, canımın acısı içimdeki sızı kadar derin olmadı. “Madem öyle…” dedi iç çekerek. Yüzünden düşen bin parçaydı…
Parça
Okyanusa Bulanan KadınEllerini açtı: avucunun ortasına yerleştirilmiş parçaya baktı uzun uzun. Birileri ondan büyük bir parça koparmış ve ellerine bırakıvermişti. Başını yukarıya doğru kaldırdı ve serzeniş dolu bir ifadeyle iç çekti. Şimdi eksik bir ruhtan ibaretti. Kafasını usulca geri indirdi ve…
Ur
Okyanusa Bulanan KadınBugün boğazımda bir ur var, soluk almamı zorlaştıran. Sanki dünya önceden böyle tatsız dönmüyordu. Yaşamak bu kadar yetişkin işi değildi. “Ah, cancağızım!” diyorum kendime, “İçimdeki çocuk gittikçe soluklaşıyor artık.” Silikleşen bir heves var çünkü içimde. Geride bırakamadığım çocuksu her…

Her ay kalbimden dökülen kelimelerle yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Bazen bir fısıltı kadar narin, bazen bir çığlık gibi güçlü… Eğer sen de bu yolculuğun bir parçası olmak, satır aralarındaki duygulara dokunmak istersen, takipte kal.